NAZIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NAZIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014

Ben Senden Önce Ölmak İsterim ...

 
 
 
 
 
“Ben senden önce ölmek isterim...

Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu...

İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun...

Kavanoz camdan olsun, ...
şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin...

Fedakârlığımı anlıyorsun: vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için...

Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin...

Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız, külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...

Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız...

Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak iki çiçek açacak:
biri sen, biri de ben...”
 
**
 


25 Ağustos 2011

Fazıl SAY ve NAZIM

4 Haziran 2010

NAZIM...

BİR HAZİN HÜRRİYET


KENDİNİZE  ÖZENİN - VECDİ KARAGÜLLE




Bir Ağaç gibi Tek ve Hür ve Bir Orman Gibi Kardeşcesine!..
Satarsın gözlerinin dikkatini, ellerinin nurunu,

bir lokma bile tatmadan yoğurursun

bütün nimetlerin hamurunu.

Büyük hürriyetinle çalısırsın el kapılarında,

ananı ağlatanı Karun etmek hürriyetiyle,

hürsün!

3 Haziran 2008

Nazım...


artık dünyanın malı.Zaten o hep dünyalı oldu şiirleriyle.
Yatsın yattığı yerde.
.



Názım’ın
Moskova’da yattığı mezarlıkta
Gogol, Cehov, Stravinski, Şostakovic, Eisenstein, Prokofiyev, Mayakovski, Puşkin
gibi
dünyaca ünlü karakterler de bulunmaktadır.
.



Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
-öyle gibi de görünüyor-
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
Ve de uyarına gelirse,
Tepemde bir de çınar olursa

Taş maş da istemez hani...

22 Şubat 2008

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLUKU ve NAZIM

"Unutulmamalı ki, bilgisiz ve bilinçsiz bir halk topluluğu, ulus olma hakkına asla sahip olamaz!"


Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.


Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.




Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.







Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun,
kardeşim.

Bir değil,
beş değil,


yüz milyonlarlasın maalesef.



Koyun gibisin kardeşim,

gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen


ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.

Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,

hani şu derya içre olup
deryayı bilmeyen balıktan da tuhaf.


Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

kabahat senin,

- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!
1947 --Nazım-




21 Şubat 2008

Atları Rüzgar Kanatlılar ve NAZIM


Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!
Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha
yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...


Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!
Ağlama salkımsöğüt ,
ağlama!
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!
1928 -Nazım-

20 Aralık 2007

VATAN HAİNİ - NAZIM



"Nâzım Hikmet
vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz,
dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar,
üç sütun üstüne,
kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson´un
66 santimetre karede gülüyor,
ağzı kulaklarında,
Amerikan amirali .
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet .
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
ben yurt hainiyim,
ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan,
şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan,
soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan,
mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan,
Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan,
kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet

vatan hainliğine devam ediyor
hâlâ.