TURKIYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TURKIYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2013

6 Aralık 2011

Bir Bardak Çay...

30 Kasım 2010

Haydarpaşa Garı

İstanbul Haydarpaşa Garı kendikendine yanmıştır..Yetkililer yangına müdahaleyi TRT de "Büyük bir başarı örneği" olarak göstermişlerdir..Yerseniz!...








Haydarpaşa garında


1941 baharında

saat on beş.

Merdivenlerin üstünde güneş

yorgunluk ve telâş

12 Mayıs 2009

Reha Oğuz Türkkan ( 1920)

1920 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Halid Ziya Bey, annesi Saibe hanımdır
Uzmanlı dalları arasında
 psikoloji, futuroloji, hukuk, tarih, yazarlık ve yayıncılık(şeref ve sürekli basın kartı sahibi) sosyo-etnografya yer almaktadır.
 Reha Oğuz Türkkan,
 1947-1972 yılları arasında 25 yıl boyunca ABD'de Columbia ve CCNY üniversitelerinde,
 1975-1976 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde
 ve
 daha sonra da 1996 yılında Ahmet Yesevî Üniversitesi'nde
 öğretim üyeliği yaptı.

"Sorularla Programlı Öğrenim" metodunun
üç kurucusundan biri olarak ve ABD'deki katkılarından dolayı
 "WHO'S WHO" ansiklopedisinde
 yer aldı.
 ABD hükümeti tarafından 4 eyaletin eğitim planlaması
 ve
 Sunrise Açık Üniversitesi'nin kuruluşunda Eğitim teknolojisi Danışmanı olarak görev aldı.
 124 okul (4 tanesi hızlı okuma ve bilgisayar üzerine) açtı.
Türkiye'de Yay-kur Açık Öğretim Üniversitesi'ni kurdu.
 1976 yılında NASA'ya danışman
 olarak Hindistan'daki uydulu eğitim çalışmalarını inceledi.

Reha Oğuz Türkkan,
Türkiye'de "Çevrecilik Eğitimi Kampları"nın kurucusu oldu.




14 Şubat 2009

İlmiye ÇIĞ bir yerlere gitmiyor.



Yahu,ne giderayağı!..
İlmiye ÇIĞ bir yerlere falan gitmiyor.
Fena halde kalıcılar.
Bu dünya ya şekil veren ,
cahiller sürüsünü yalanyanlış güdenlerle her platformda mücadele eden gerçek kahramanlar onlar.
Mahkemeye verildi
bilimsel bir tespitinden ,
"ağır ceza"
da yargılandı...
Kuran ı kullanan,insanların inançlarını sömüren kesimin bilimle ne işi olabilir ki!..
*
"Geçen yüzyıl içinde, Mezopotamya’da yapılan kazılardaki buluntular, çıkan binlerce yazılı belgenin çözülüp okunması ile her iki inanç da kökünden sarsıldı. Çünkü Promete’den an az 2000 yıl önce Sumerliler bunların hepsini bulmuşlar, yapmışlar ve kullanmışlardı. Diğer taraftan Tevrat’taki birçok konuların Sumerlilerden kaynaklandığı, metinler okundukça meydana çıkmış ve çıkmaktadır. "
"Sumerlilerin dinleri ve edebî yapıtları gerek kendileri zamanında yaşayan, gerek daha sonra gelen Ortadoğu milletlerini etkisi altına alarak izleri, bir taraftan Yunanlılar yoluyla Batı dünyasına, diğer taraftan Tevrat ve Kur’an’a kadar ulaşmıştır."
*

28 Ocak 2009

Vamık VOLKAN


"Küçük bir kız vardı,

tam ortasına dü$erdi alnının

minik buklesi.

İyi bir kız olduğunda,

çok ama çok iyiydi;

Ama kötü olduğunda, korkunçtu."

"kozmik kahkaha "






Vamık Volkan' ın bir kitabı.
Okuyanus yayınları'ndan.
-Bu kitabı Bade'ye tavsiye edeceğim,ama önce ben okumalıyım.
-Bade'nin espirilerine gülenler fan kulübü üyesi bir fani...-
*
ABD'de yaşayan, 40 kitap çalışması bulunan ve 400'ü aşkın bilimsel makale yayınlayan psikiyatri profesörü Vamık Volkan, “Politik psikoloji dehası' olarak tanınıyor.

Yaptığı çalışmalar nedeniyle dünyanın çeşitli yerlerinde çatışmaların önlenmesi için çaba harcayan Volkan bu yıl 27 ülke tarafından Nobel Barış ödülüne aday gösterildi.

*

Oruç tutanlar ile tutmayanların artık iki ayrı kimlik gibi ortaya çıktığını bildiren Prof.Dr. Volkan şunları söyledi:
“Eskiden bu kimlik ayrılığı yoktu. Birimiz oruç tutuyordu, diğerimiz tutmuyordu ama toplum kimliğini bir çadıra benzetirsek, hepimiz aynı çadırın altındaydık. Şimdi öyle bir durum ortaya çıkıyor ki; sanki bir kimlik çatışması ortaya çıkacak gibi. İnşallah çıkmaz. Fakat bunlara bakmazsak kötü gelişmeleri önleyemeyiz. Yıllardır bunlar üzerine çalıştığımız için şimdi öğrendiklerimizi toplum ile paylaşıyoruz. Şu anda biraz korku ve heyecanla buna bakıyoruz ancak hemen bir şey söylemek doğru değil. Bir takım süreçler ortaya çıkacak. Bu süreç ona göre ya yumuşak bir şekilde ilerleyecek ya da talihsiz kötü bir şekle dönecek. Atatürk'ün gösterdiği bir yol vardı; Modern Türk kimliği. Modern sözcüğünün ne demek olduğunu açmayacağım. Ancak dini meseleler ile ilgili ‘Ben size karışmıyorum, siz de bize karışmayın' şeklinde bir yapıydı bu. Bunların değiştiğini görüyoruz, kimlikte bir gelişme olacak gibi.'

15 Haziran 2008

Lao - Tzu

...

İnsan dünyaya geldiğinde yumuşak ve esnektir,
İnsan öldüğünde sert ve katıdır,
Bitkiler canlı iken yumuşak ve körpedir,
Bitkiler öldüklerinde çürük ve kurudurlar.
Demek ki sert ve bükülmez olan ölüme aittir,
Yumuşak ve esnek olan hayata aittir.
Sert ve kudretli olanlar yere çakılır,
Mütevazı ve yumuşak olanlar yükseklere çıkar.


**


"Zirveye vardığında tırmanmaya devam et".


*


“Muayyen bir işi yapabilmek için muayyen bir insan olmak gerekir”
.
Akıl, bilgelik, eğitim, birikim, deneyim
ve hatta
 ahlak sahibi olmadan tutulabilecek bir tek iş var Türkiye’de.
.

13 Haziran 2008

İnanç Turizmi - Kayıp TÜRKİYE




Ben, 15 yıdır TÜRKİYE yi dolaşan bir TURİST im.

diye başlamış adam...
Burayı okuyorsanız
ve "Güzel TÜRKİYE'min" çok farklı yerlerine ait Fotoğraflar görmek istiyorsanız,lütfen bu "TURİST" arkadaşın sitesine girin.

..


Hep düşünürdüm, değerini bilemediğimiş yüzlerce binlerce dünya malı tarihi eser var.

Çoğuna , gitmek görmek cesaret ister yani...
Keserler adamı..
Zaten kesiyorlarda . Başına bir bilen anlayan koymamışız.
Yolu yok, tuvaleti yok, alt üst yapısı yok.
Bilet kesiyor bi adam.
Çiflik...

Hani,
aklı başında bir makro proje bu işten sonsuz para kazandırır bu ülkeye.
Halkın refahı olur ki bu olmaz,
kalkınma olur ,
beğinsel anlamda sınıf atlama olur - ki bu olmaz,

müsade edilmez.

..




...Hıristiyan dini için önemli olan üç büyük merkez
İzmir-Selçuk’ta bulunan Meryem Ana Evi, Antalya-Demre’de St. Nikola (Noel Baba) kilisesi ve son olarak da Tarsus’ta St. Paul Anıt Müzesi’dir.

Vatikan 28 Haziran 2008 ile 29 Haziran 2009 tarihleri arasını St. Paul yılı olarak ilan etmiştir.
"Kime diyorum,heyyy!..."



4 Haziran 2008

LIKYA'NIN KAYA MEZARLARI


Fethiye’den başlayarak Kaş’a hatta Antalya’ya kadar uzanan ve Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zinciridir. 1999 yılında İngiliz araştırmacı Kate Clow tarafından hizmete açılmıştır.

Likya Yolu’nun birinci bölümünde Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara - Letoon - Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer almaktadır. Yolun ikinci bölümünde ise, azimle ve bıkmadan yürüyenleri Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra ve yüzyıllardır sönmeyen ateşi (Yanar taş) ile Olympos bekler.




"iNGİLİZ ARAŞTIRMACI "tarafından hizmete açılmış ne demek?
Sen farkında değilsin ülkende olup bitenlerin,ne bilgin ne birikimin yeterli, elin adamı geliyor ve senin olmayan o değerleri ortaya çıkarıyor bir bir.
Şimdilerde ZEUGMA dan kaçırılan mozaiklerin geri kazınılmasına çalışılıyor.
Niğde yakınlarında ,dünyada bir eşinin bulunmadığı söylenen "Gülen Meryem" figürü var.Yerin altında üç katlı bir yerleşimde duvara resmedilmiş.Gidin görün üstü nasıl çizilmiş
ziaretçilerce.Pöh!...