30 Kasım 2010

Haydarpaşa Garı

İstanbul Haydarpaşa Garı kendikendine yanmıştır..Yetkililer yangına müdahaleyi TRT de "Büyük bir başarı örneği" olarak göstermişlerdir..Yerseniz!...








Haydarpaşa garında


1941 baharında

saat on beş.

Merdivenlerin üstünde güneş

yorgunluk ve telâş


Bir adam

merdivenlerde duruyor

bir şeyler düşünerek.


Zayıf.

Korkak.

Burnu sivri ve uzun

yanaklarının üstü çopur.

Merdivenlerdeki adam

-Galip Usta-

tuhaf şeyler düşünmekle

meşhurdur:

"Kâat helvası yesem her gün" diye düşündü

5 yaşında.

"Mektebe gitsem" diye düşündü

10 yaşında.

"Babamın bıçakçı dükkânından

Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü

11 yaşında.

"Sarı iskarpinlerim olsa

kızlar bana baksalar" diye düşündü

15 yaşında.

"Babam neden kapattı dükkânını?"

Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"

diye düşündü

16 yaşında.

"Gündeliğim artar mı?" diye düşündü

20 yaşında.

"Babam ellisinde öldü,

ben de böyle tez mi öleceğim?"

diye düşündü

21 yaşındayken.

"İşsiz kalırsam" diye düşündü

22 yaşında.

"İşsiz kalırsam" diye düşündü

23 yaşında.

"İşsiz kalırsam" diye düşündü

24 yaşında.

Ve zaman zaman işsiz kalarak

"İşsiz kalırsam" diye düşündü

50 yaşına kadar.

51 yaşında "İhtiyarladım" dedi,

"babamdan bir yıl fazla yaşadım."

Şimdi 52 yaşındadır.

İşsizdir.

Şimdi merdivenlerde durup

kaptırmış kafasını

düşüncelerin en tuhafına:

"Kaç yaşında öleceğim?

Ölürken üzerimde yorganım olacak mı?"

diye düşünüyor.

Burnu sivri ve uzun.

Yanaklarının üstü çopur.



Denizde balık kokusuyla

Döşemelerde tahtakurularıyla gelir

Haydarpaşa garında bahar

Sepetler ve heybeler

merdivenlerden inip

merdivenlerden çıkıp

merdivenlerde duruyorlar.

Hiç yorum yok: